Sağlıklı kilo vermenin anahtarı sarımsak çayı

18.4.2009 · Kategori: Saglik

Gerçekten isteyen herkesin zayıflayabileceğini belirten Uzman Doktor Ender Saraç, Habertürk okuyucuları için ünlü aktris Angelina Jolie’nin 11 kilo vermesini sağlayan sarımsak çayının tarifini açıkladı.

Yaz yaklaşırken, başta kadınlar birçok insan zayıflamak için harekete geçmiş durumda. Uzman Doktor Ender Saraç, zayıflamak için atılması gereken ilk adımın kendini hazır hissetmek
olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Laf olsun diye başlanan diyet ve egzersizlerin sonu gelmez. Diyet aceleye getirilecek bir şey değildir. Konsantre olmayı ve istek duymayı gerektirir.

İNCECİK OLDUĞUNUZU HAYAL EDİN

Saraç, yaza daha ince bir bedenle girmek isteyenlere bunu başaracaklarına inanmalarını ve şu imgeleme egzersizini yaparak beyinlerini de buna inandırmalarını tavsiye ediyor:

“Duş aldıktan sonra rahat bir koltuğa oturun. Geriye yaslanın ve bedeninizi hissetmeye çalışın. Kendinizi 3 ay sonraki daha güzel, daha ince, daha güçlü, dahamutlu ve daha sağlıklı halinizle düşleyin. 3 ay sonra kesinlikle böyle olacağınıza inanın ve geleceği olmuş kabul edin. Bu enerji ve inancın, birkaç dakika boyunca tüm hücrelerinize akmasına izin verin.”

ANGELINA JOLIE’Yİ ZAYIFLATAN KARIŞIM

Zayıflamanın beyinde başladığını ve ağızda devam ettiğini belirten Ender Saraç, zayıflama sürecini hızlandırmak isteyenlere ise sabah-akşam sarımsak çayı içmelerini öneriyor. Dünyaca ünlü oyuncu Angelina Jolie'nin tam11 kilo vermesini sağlayan bu çayı, Türk insanın beslenme alışkanlıklarına göre yeniden yorumlayan Saraç, bu çayın nasıl yapıldığını şöyle anlatıyor:

“2 bardak suyun içine 4-5 adet parmak ucu büyüklüğünde taze zencefil veya 4-5 adet parçalanmış kuru zencefil koyun. Yaklaşık 6 dakika kadar kaynatın. Daha sonra karışımın içine 2 adet büyük veya 3 adet küçük sarımsak ve yarımtatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu katın. Ilınınca 2 küçük kahve kaşığı bal ekleyin. Bu çaydan her sabah ve akşam birer fincan için. Sarımsak çayını, çok açken veya çok tokken içmeyin. Hedeflediğiniz kiloya inene kadar birkaç hafta süreyle belirtilen oranda tüketmeye devam edin.”

Ender Saraç, sağlıklı bir şekilde zayıflamak için dikkat edilmesi gereken diğer noktaları ise şöyle sıralıyor:

GÜNDE 7 ÖĞÜN YEMEK YİYİN

-Günde 3 ana 4 ara olmak üzere toplam 7 öğün beslenin. Kahvaltıda hep ekmek, simit ve peynir gibi besinleri tüketmek yerine yağsız sütle beraber müsli, tam buğday ve mısır gevreği yiyin. Üzerine keten tohumu ve bol tarçın ekleyin.

-Et, tavuk, balık ve yumurta gibi hayvansal proteinleri öğle saatlerinde tüketmeye gayret edin. Etleri tüketirken derilerini çıkartın ve kesinlikle kızartmayın.

-Yumurtanın beyazına ağırlık verin. Hayvansal proteinlerle karbonhidratları aynı öğünde tüketmemeye gayret edin.

-Bir öğünde iki avuç dolusu yiyecekten fazlasını yemeyin.

-Akşamları daha çok sebze ve bulgur, tamtahıllı ekmek, kabuklu pirinç, esmermakarna gibi karbonhidratlarla beslenin. Haftada 2 kere de bakliyat tüketmeye çalışın.

SALATA VE ÇORBA ŞART

-Yemeklerinizde daha çok zeytinyağı kullanmayı tercih edin.

-Ara öğünlerde sabah az şekerlimevsimmeyvelerini, öğleden sonra yine az şekerli ve meyveli ürünleri ya da yoğurt, ayran, süt ve kefir gibi yağsız süt ürünlerini tüketin.Bunların yanında ceviz içi, badem, fındık ve Antep fıstığı yemeyi de alışkanlık haline getirin.

-Gece yemekten 2 saat sonra sarı leblebi ve 2-3 adet kuru kayısı yiyebilirsiniz.

-Her öğünde yemeğin önünden yeşil salata yiyin veya sebze çorbası için.

-Şekerli ve asitlimeşrubat içmeyin.

-Günde 7 bardak su için.

-Beyaz un ve beyaz şekerden, kızartmalardan, ağır yağlı şarküteri ürünlerinden, kaymak ve derilerden, yağlı katkı ürünlerinden ve soslardan, şekerli veya şeker eklenmiş içeceklerden ve aşırı dozda tuz tüketiminden mutlaka uzak durun.

Sağlıklı zayıflamaya yardımcı olan 7 şifalı madde

Tere tohumu: Metabolizmanın canlanmasına yardımcı olur. Tiroidi tembel olan kişilerde, bu bezin daha verimli çalışmasını sağlar. Hızlı bir biçimde kilo vermeye yardımcı olur.

Funda yaprağı: Zayıflamaya ve yağların vücut tarafından daha iyi yakımına yardımcı olur. Açlığın bastırılmasında da son derece etkilidir.

CoenzymQ10: Zayıflarken sağlığı korumaya yardımcı olan çok güçlü bir antioksidandır. Enerjimetabolizmasını canlandırarak, kilo kaybı sırasında yaşanan halsizlik problemine karşı yarar sağlar.

L-Carnitne: Yağ asitlerini, yakmak üzere hücrelere taşır. Vücutta depolanmış ve birikmiş yağların yakımını hızlandırır ve kasların performansını artırır. Özellikle sıkı bir diyetle beraber yapılacak egzersizlerden daha iyi sonuç almaya yardımcı olur.

Yeşil çay: Güçlü bir antioksidandır. Metabolizmayı hızlandırarak, kilo vermeye yardımcı olur. Bağırsaktaki faydalı bakterileri artırarak, sindirime yardımcı olur.

Krom: İnsülin faaliyetinin etkisini artırır. Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizması üzerinde çok etkili olan birmineral olarak kabul görmektedir. Pankreasın kan şekeri seviyesini dengelemesine yardımcı olur. Diyetlerde kan şekeri seviyelerinin düşmesine ve artmasına engel olur. Açlığın ve tatlı krizinin bastırılmasına yardımcıdır.

Zencefil: Alınan besinlerin daha iyi sindirilmesine yardımcı olur. Bünyeyi kuvvetlendirir. Vücuda güç kattığından, kilo verirken birtakım enfeksiyonlara yakalanma riskini azaltır.

Bel çevresindeki genişlemeye dikkat!

Ender Saaraç bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 94 santimigeçtiğinde tehlike çanlarının çalmaya başladığını belirtiyor:

“Bel bölgesindeki genişleme pek çok tehlikeli hastalığa davetiye çıkarır. Bu bölgeden yağ vermek, vücut hatlarınızı daha güzel ve daha belirgin hale getirir. Hemsağlık hemde estetik açısından, bu bölge ağırlıklı zayıflamaya gayret etmek gerekmektedir.”

Ağır egzersizler yapmaktan kaçınmak gerekiyor

Uzman Doktor Ender Saraç hiç egzersiz yapmamak ne kadar yanlışsa, çok ağır sporlar yapmanın da o kadar yanlış olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Genç bir sporcu değilseniz, asla ağır egzersizler yapmayın. Ancak düzenli egzersizden de kaçmayın. Egzersiz için en uygun saatlerin sabah 06.00-10.00 veya akşam 18.00-22.00 arası olduğunu unutmayın. Hiçbir şey yapamıyorsanız, sağlığınız için günde 7 bin 777 adım atın.”

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yazmak ister misiniz!

100 yıl yaşamanın sırrı bu yiyeceklerde...

7.4.2009 · Kategori: Saglik

Uzun bir yaşamın sırrı, insanoğlunun en çok peşinden koştuğu hayallerin başında geliyor. Bilim ilerledikçe, her gün yapılan yeni yapılan araştırmalarla, bu gizem biraz daha aralanıyor. Ancak bazı insanlar, çok çaba göstermeden bir asırı deviriyor. Peki onların sırrı ne?

Bazı bilimadamları, coğrafi bölgenin bunda etkisi olduğunu düşünüyor. Örneğin, Japonya’nın Okinawa Adası, dünyada yaşları 100’ün üzerinde olan en çok insanın yaşadığı yer. Uzmanlara göre bunun nedeni, ada sakinlerinin Japon mutfağına özgü az yağlı ve sebze ağırlıklı beslenme alışkanlıkları. Ancak dünyanın birçok bölgesinde de yaşları 100’ün üzerinde olan insanlar yaşıyor.

Dünyanın saygın bilim kuruluşlarından İngiltere Beslenme Kurumu’ndan (British Nutrition Foundation), diyetisyen Dr. Elizabeth Weichselbaum 100 yaşını geçen insanlardan on tanesiyle bir görüşme yaptı. Ve nasıl bu kadar uzun yaşadıklarının cevabını bulmaya çalıştı.

İşte sonuçları:

1. BALIK

115 yaşındaki Danimarkalı Hendrikje van Andel-Schipper’a göre uzun yaşamasının sırrı her gün yediği ringa balığı ve içtiği bir bardak portakal suyu. Balık Omega 3 yağı bakımından çok zengin ve özellikle kalp ve damar hastalıklarını önleyici bir yapıya sahip. Portakal suyu ise vitamin C ve antioksidan bakımından zengin.

2. TAZE SEBZE

120 yaşındaki Arap asıllı İngiliz Mariam Amash, uzun ömürlü olmasını bolca sebze yemesine bağlıyor. Dr. Weichselbaum’un, günlük beslenme listemize çeşitli vitamin ve minareller içeren sebzeleri de dahil etmemiz şart. Sebzeler, kalp krizini önlüyor ve kansere karşı koruma sağlıyor.

3. ÇOK AZ ŞEKER

114 yaşındaki Japonyalı Mitoyo Kawate düzenli olarak geleneksel vanilyalı kek (şeker, su, tereyağ ve vanilyadan yapılan) yediğini söylüyor. Dr. Weichselbaum’a göre Kawate’nin uzun yaşamasına asıl sebep kek değil fakat düzenli olarak ancak kararında şeker tüketmesi.


4. AZ ALKOL

İskoçya’da 113 yaşında vefat eden Lucy d’Abreu, her gün zencefilli konyak içtiğini söyledi. Dr. Weichselbaum az tüketilen alkolün kalp krizi riskini azalttığını ama bunun yanında bazı kanser türlerinide tetiklediğini belirtiyor. Belki de Lucy’nin asıl sırrı zencefildi.

5. EGZERSİZ

Ukraynalı Hryhoriy Nestor’un en sevdiği yemek, ekmek arası atıştırma. Bol bol Lahana, patates ve balık da yediğini söyleyen Nestor, bunun yanında hiç evlenmediğini ve Ukrayna’daki çiftliğinde aktif bir hayat sürdürdüğünü ve çok hareket ettiğini söylüyor.

6. EKMEK

111 yaşına kadar yaşayan İngiliz Ada Mason’un torunu, annanesinin her öğünde bol bol ekmek yediğini söyledi. Mineral açısından zengin olan ekmek, uzun yaşamın nedeni olmasa da yardımcısı olmuş olabilir.

7. TAHIL

Her sabah bir İskoç geleneği olan yulaf lapasını yiyen 111 yaşındaki Annie Knight, uzun yaşamasını bu alışkanlığına bağlıyor. Dr. Weichselbaum göre ise yulaf lifli yapısıyla sağlığına çok yararlı.

8. TAVUK

114 yaşına kadar yaşayan Yukichi Chuganji fazla sebze yememesine rağmen uzun ömrünü her gün yediği haşlanmış tavuğa bağlıyor. Dr. Weichselbaum’a göre pilavın içinde vitaminler, minareller ve nişasta bulunuyor. Ama pilavla sebze de yemek gerekiyor.

9. PEYNİR

Kazakistan’da yaşayan Sakhan Dosova 130 yaşına daha yeni bastı ve dünyanın en yaşlı insanı olarak rekor kırdı. Tatlıdan uzak duran Dosova, bunun yerine bolca süzme peynir yiyiyor. Dr. Weichselbaum süzme peynirin diğer peynirlere nazaran daha az yağlı olduğunu ve kalsiyum açısından da zengin bir besin olduğunu söylüyor.

10. SÜT

116 yaşındaki Ekuadorlu Maria Esther uzun yaşamasının sebebinin içtiği keçi sütü olduğunu söylüyor. Uzmanlara göre, süt kemiklerin içerdiği kalsiyum ile kemiklerin zedelenmesini ve güçsüzlenmesini önlüyor. Böylece, yaş geçse bile, insan daha dinamik ve sağlıklı bir yaşam sürebiliyor.

İngiliz The Sun gazetesi de, daha uzun ve sağlıklı bir ömür sürmenin “sosyal sırlarını” ortaya çıkarmak için yüzlerce bilimsel araştırmanın sonuçlarını inceledi. İşte 100 yaşına kadar yaşamak için diğer ipuçlar:

EVLİLİK: Kadınlara 2 yıl, erkeklere 7 yıl daha uzun bir yaşam vaat ediyor. Mutlu bir evlilik çiftlerin erken ölüm riski yüzde 27 azaltıyor.

ARKADAŞLAR: İyi bir arkadaş ortamı yaşam süresini yüzde 22 oranında artırıyor.

ÇOCUKLAR: Çocukları olan kadınların, 100 yıl yaşama şansı diğerlerine oranla 4 kat fazla.

GENÇ ANNE: Annesi 25 yaşın altında doğum yapan çocukların 100 yaşına kadar yaşama şansı 2 kat fazla.

CİNSEL YAŞAM: Düzenli bir cinsel yaşam ömre 7 yıl katabilir.

ANNEYLE İLİŞKİLER: Annenizle iyi anlaşmak alkolizm, tansiyon ve kalp hastalığı riskini azaltıyor.

STRES: Hayata olumlu bakmak kalp hastalığı riskini yüzde 50 azaltıyor. Ayrıca 100’ü devirme şansları 3 kat artıyor

KOMEDİ FİLMLERİ: Stres hormonu kortizol seviyesini düşmesine neden oluyor.

BULMACA: Düzenli olarak bulmaca çözenler daha uzun ve sağlıklı yaşıyor.

GAZETE: Her gün gazete okumak beynin daha aktif kalmasını sağlıyor.

INTERNET: İnternette sörf, karmaşık sorunları çözme becerisini 2 kat güçlendiriyor.

KÖPEK: Evcil hayvan sahiplerinin kalp krizini atlatma olasılığı yüzde 12 yüksek.

KÖY YAŞAMI: Araştırmalar, kırsal kesimde yaşamanın ömrü uzattığını gösteriyor.

SİGARA: Sigarayı 30 yaşına kadar bırakmak hiç kullanmayanlar kadar uzun bir yaşam sağlıyor.

KARİYER: İşini severek çalışanlar 7 yıl daha uzun bir ömür sürüyor.

İNANÇ: Düzenli olarak ibadet edenler diğerlerine göre 5 yıl daha uzun yaşıyor.

KAYNAK:E-kolay.net

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yazmak ister misiniz!

YUMURTANIN FAYDALARI

17.3.2009 · Kategori: Saglik

Yumurta bir kolesterol bombası olarak etiketlendikten sonra bu kötü ününü yok edebilmek için yıllar geçmiştir. Bu, kolesterol içermediği anlamına gelmemektedir, bir yumurta sarısının içinde bir parça bonfilede olduğundan daha fazla kolesterol vardır. Fakat kalbiniz için gerçekten ama gerçekten sağlıksız olan doymuş yağdır. Yumurta sadece 1.5gram doymuş yağ içermektedir ve bir çorba kaşığındaki tereyağında 7gram ve biftekte 16gram doymuş yağ vardır.

Doğru, bir yumurta 215 miligram(mg) kolesterol sağlar. Gerçekte kalbiniz için sağlık limiti günde 300 mg kolesteroldür. Fakat son zamanlarda yapılan Harvard Üniversitesi araştırması insanların haftada 6 taneye kadar yumurta yiyebileceğini ve bunun kalplerine zarar vermeyeceğini göstermiştir. Ayrıca kolesterolü en aza indirmek ve hatta ondan kurtulmak da çok zor değildir. Sadece daha az yumurta sarısı yiyin. Ya da sarısını tamamen atın(Pratik olarak: Omlet ya da yumurta salatası yaparken, her bir yumurta sarısı için 2 yumurtanın beyazını kullanın.)  

Yumurtayı sağlıklı diyetinize eklemeniz için birçok güzel neden vardır. Şimdi RealAge olarak sizlere bunlardan beşini sunuyoruz: 

1. Bol Miktarda Protein Elde Etmek

Yumurta, sarısı ve beyazı ayrıldığında bile yaklaşık 6gram protein içerir ve bu proteinin kalitesi oldukça yüksektir. Kolayca sindirilebilir ve vücut tarafından emilebilir, protein ölçeğinde yumurta neredeyse mükemmel olarak değerlendirilebilir.

2. Hafızanızı Beslemek

Beyin koruma kredisini asetilkolin adı verilen hafıza ayarlama kimyasalını yapan özel yağlar için blok oluşturarak ve 162mg kolin sağlayarak yumurta sarısından elde edin. Her yumurta sarısı, almanız önerilen miktarın yaklaşık üçte birine karşılık gelen 162mg kolin sağlar. 

3. Beyninizi Korumak

Birçok yumurta çeşidi omega 3 ve özellikle DHA diye bilinen omega 3 olarak adlandırılan kalbiniz için sağlıklı yağlarla güçlendirilmiştir. Uzmanlar DHA formunun beyinde %75 oranında omega 3 oluşturduğunu ve önceki araştırmaların DHA’nın depresyonu, akıl hastalığı ve Alzheimer hastalığını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösterdiğini söylemektedir.

4. Zayıf Kalmak

Büyük bir yumurta besleyicilik bakımından yoğun bir yiyecektir. Bu da her yumurtada 80 kalori anlamına gelir ve bir kadın yumurtadan günlük B12 vitamini ihtiyacını, selenyum ihtiyacının %23’ünü, B2 ihtiyacının %13’ünü ve A vitamini ihtiyacının da %12’sini karşılayabilir. Ayrıca yüksek protein içermesi açlığı geciktirmeye yardımcı olur. Erkekler daha az elde eder fakat yine de günlük ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabilirler.  
 
5. Genç Kalmak

Şimdi her gün yumurtanızı yiyebilirsiniz, özellikle de daha az yumurta sarısı yerseniz sağlığınız için daha iyi olur. Bir dahaki sefere kahvaltıda kahve ve bir çöreğin sizin için yeterli olacağını düşünürseniz, şunu hatırlayın: Sağlıklı bir kahvaltı Gerçek Yaşınızı 1.1 yıla kadar gençleştirebilir.

KAYNAK:Realage

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yazmak ister misiniz!

Zayıflatan 5 süper yiyecek

19.11.2007 · Kategori: Saglik

İşte zayıflamanızı sağlayacak 5 süper besin. Bu yiyecekleri günlük diyetinizin bir parçası haline getirin ve kilolarınız kayboluşunu izleyin.

Bazı besinlerle kilo vermek gerçekten zordur. Bu besinler yeniden yeme isteği oluşturur (“bir daha yiyeyim!”), kan şekerinizle savaşır ve sonuçta galip geldiğinde beliniz kalınlaşır. Fakat bazı besinler bunun tam tersi tepki verirler. Mutlaka brokoliyi ve yaban mersinini duymuşsunuzdur, bunlar sizin bedeninizi dengede tutar. Bu yiyeceklerinizi günlük diyetinizin bir parçası haline getirin ve kilolarınız kayboluşunu izleyin.

Greyfurt: Hiç greyfurt diyetini denediniz mi? Uzun araştırmalar sonucunda greyfurt kilo savaşçısı olarak ün kazandı. Son zamanlarda Kaliforniya Scripps Kliniği'ndeki bilim adamları greyfurdun etkileri üzerinde yaptıkları çalışmalarında yemekten önce yenilen yarım greyfurtun, kilo vermeye yardımcı olduğunu buldu. Buna göre greyfurt kapsülleri, greyfurt suları içmek ve greyfurt yemek kilo vermede çok etkili. Bu 3 şık arasında en iyi etkiyi gerçek greyfurt sağlıyor. Bunlara ek olarak greyfurt içerisinde kanserle savaşan liminoids ve lycopene içerir. Kırmızı greyfurt da insan vücudundaki kolesterol oranını düşürmeye yardımcı olur. Bir greyfurdun yarısı sadece 39 kaloridir.

Sardalya: Sardalya bu zamana kadar ki en sağlıklı besindir ve kilo vermek için çok iyi bir ortaktır. Her şeyden önce Sardalya protein yüklü bir besindir ve kan şekerini dengeleme özelliğine sahiptir. Tam ve yenilenmiş bir metabolizmaya sahip olmanızı sağlar. İkinci büyük deposu omega 3’ tür. Sadece kardiyovaküler bölgeyi güçlendirmekle kalmaz moral ve motivasyonunuzu yükseltmenizi sağlar. (İyi hissetiğiniz için abur cuburdan uzak durmaya başlarsınız.) Sardalya besin zincirinde türüne az rastlanacak derece zarar verici özelliği en az olan bir besindir.

Balkabağı: En iyi kilo verdirebilecek besinler arasındadır. Uzun süre konserve halinde saklanılmış balkabağında yüksek olanda lif vardır ve buna karşılık 40 kalori kadar düşük bir kalori oranına sahiptir. Uzun araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilere göre, lifler insan sağlığı için çok önemlidir ve kilo düzenlenmesinde de büyük yararları bulunur. Balkabağı dünyada yetiştirilmesi en kolay sebzelerdendir. Tatlandırıcılarla tatlandırıp, bir tutam tarçın, badem ve hindistan cevizi ekleyerek kan sekerinizi düşürebilirsiniz.

Sığır eti: Et çok iyi bir diyet besinidir çünkü içinde antibiyotik, steroid ve hormon içermez. Eğer etten kendimizi sakınırsak kötü sonuçlarla karşılaşabiliriz. Yüksek protein diyetleri çeşitli sebeplerden dolayı kilo kaybına neden olur. İçerdiği protein metabolizmayı uyarır, daha uzun süre tok hissettirir ve iştahınızı azaltır. Ayrıca, sığır eti yüksek miktarda omega 3 içerir bu da size sağlıklı bir hayat kazandırır.

Yeşil çay: Besin değeri taşımayan bitki kilo vermenizi hızlandırır ve incelmemizde bize çok yardımcı olur. Yüksek oranda antioksidan içerir, kalp sağlığımızı destekler, sindirime yardımcı olarak kan şekerini ve vücut sıcaklığını ayarlar. Metabolizmayı hızlandırı, yağ oksidasyonunu artırır. Bu şekilde kilo vermemizde bize yardımcı olur. Bazı araştırmalara göre günde 5 fincan yeşil çay kilo vermek için sihirli bir dokunuş, rahatlamak için iyi bir yoldur.

Kaynak:Hürriyet.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (14) Yorum yazmak ister misiniz!

Ayvanın Yararları

23.10.2007 · Kategori: Saglik

Sonbaharda olgunlaşan ayva, sağlık ve güzellik için son derece yararlı bir meyve. Çekirdeğinden kabuğundaki tüylere kadar…

Akdeniz ve Asya ülkelerinin en eski meyvelerinden biri olan ayva gülgiller familyasından gelir. Anavatanı Kuzey İran, Kafkasya ve Anadolu olan ayva, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Mayıs ile Haziran aylarında çiçek açar, meyvası Eylül ve Ekim aylarında toplanır.

Protein, karbonhidrat, kalsiyum, demir, fosfor, potasyum, sodyum ve C vitamini içerdiğinden vücut için birçok faydası bulunur. Pektin ve tanen gibi maddeler ihtiva eder. İçerdiği yüksek pektinden dolayı ayvadan reçel, pelte ve şekerleme yapılır. Yüksek tansiyonu olan ve kabızlık çeken kişiler tarafından tüketilmesi önerilmez. Düşük kalorili meyvalar sınıfındadır.(100 gramı 33 kalori) Çekirdekleri, parfüm ve ilaç sektöründe kullanılır.

Eski Yunanlılarca hamurla kaplanıp içine bal doldurularak tüketildiği bilinen ayva, doğu uygarlıklarında ise tuzlanarak, özellikle dolma içlerinde kullanılır. Av etlerinin yanında garnitür olarak da tercih edilebilir.

Öksürüğü keser, ateş düşürür
Ne işe yarar?

Mide ve bağırsakları kuvvetlendirici özelliktedir ve incebağırsak iltihabını giderir.

Kanı temizler.

Karaciğer tembelliğini giderir.

Safra akışını sağlar.

Çarpıntıyı dindirir.

Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.

Bronşit ve öksürükte faydalıdır.

İshali durdurur.

Ateş düşürücüdür.

Strese karşı etkilidir.

Kurutulmuş ayvanın suda bekletilmesiyle elde edilen sıvıyla yapılan gargara, boğaz iltihabını giderici özelliğe sahiptir.

Tüylü yüzeyinin halk arasında “kan dindirici” olarak uzun yıllar kullanıldığı biliniyor.

Tohumlarının suda kaynatılmasıyla elde edilen merhem derinin yumuşacık olmasını sağlar. Egzama ve yanık tedavisinde kullanılır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yazmak ister misiniz!

Şifalı bitkiler nerede, nasıl kullanılmalı?

23.10.2007 · Kategori: Saglik

Sadece şifalı bitkilere ulaşabilmek yeterli değil. Her an elimizin altında olanların bile ne amaçla ve nasıl kullanılacağını bilmek önemli.

Morarmalar İçin:
Maydanoz - Bir tarafınızı bir yere çarptığınızda, derinin hemen altındaki kılcal damarlar çatlar ve deri altına kan yayılarak o bölgenin mor bir görüntü almasına neden olur. Maydanozun, morarma ve çürük izlerini geçirmede geleneksel bir şöhreti vardır. Buz ise şişlikleri indirmek için kullanılır. Bu ikisini birleştirdiniz mi, buzluğunuzda berelenme ve çürüklerin ilacı hazır demektir.

Bir avuç maydanoz ve dörtte bir bardak suyu, yarı erimiş kar görüntüsü alana kadar blendırda karıştırın. Sonra, buz kalıplarını yarısına kadar doldurun ve dondurun. İnce bir beze veya tülbente sardığınız maydanozlu buzu, berenin üzerinde gezdirin. Maydanozlu buz, küçük yanıklarda da işe yarar.

Nefes Kokusu İçin:
Nane Çayı - Naneye kendine özgü tadı ve kokuyu veren aromatik yağ, aslında nefes kokusuna neden olan mikropları öldüren güçlü bir antiseptiktir. İhtiyaç duyduğunuz her an, bir bardak nane çayı için.

Peklik İçin :
Akdiken Kabuğu (Cascara Sagrada) - Akdiken kabuğu, onlarca peklik tedavisi reçetesinde kullanılan, etkisi uzun yıllardır bilinen tanınmış bir muhsildir. Yatmadan önce yarım çay kaşığı alın. Ama düzenli olarak kullanmayın; bağırsağınız tembelliğe alışabilir.

Kepek İçin :
Kekik - Kekik suyunu kepeğe çare olarak kullanabilirsiniz. Tepeleme dolu 4 çorba kaşığı kuru kekiği, alüminyum olmayan bir demlik kullanarak 2 bardak suda 10 dakika boyunca kaynatın. Süzgeçten geçirin ve soğutun. Elde ettiğiniz kekik suyunu, yeni şampuanlayıp duruladığınız saçınıza yavaşça dökerken, yumuşak hareketlerle iyice ovalayıp kafa derinize ulaşmasını sağlayın. Saçınızda bir tabaka bırakmayacağı için durulamanıza gerek yok. Ama isterseniz durulayabilirsiniz de.

Biberiye - Bir fincan kaynar suya en az 2 çorba kaşığı kuru biberiye yaprağı atarak, kuvvetli bir biberiye çayı yapın. En az 20 dakika demledikten sonra, süzün ve soğutun. İsterseniz çaya birkaç damla biberiye yağı da damlatabilirsiniz. Bu çayı, saçınızı şampuanladıktan sonra durulama suyu olarak kullanın. Saçınızda bir tabaka bırakmayacağı için durulamanıza gerek yok. Ama isterseniz birkaç dakika sonra durulayabilirsiniz de.

İshal İçin:
Tarçın - Eğer ishal şiddetliyse, vücudunuz susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya demektir. Tarçın, diyareyi kısa sürede kesen, doğal bir ilaçtır. Kurutulup toz haline getirilmiş tarçın kabuğundan bir çorba kaşığı dolusunu bir bardak sıcak suya karıştırın. 10-15 dakika demlenmeye bırakın. Tarçını bu şekilde sadece kısa süreli olarak kullanın.

Ateş Düşürmek İçin:
Civanperçemi - Gözeneklerinizi açıp bol miktarda terleterek, ateşinizin düşmesine yardımcı olan uçucu yağlar içerir. Fincan başına 1 çorba kaşığı kullanarak civanperçemi çayı yapın ve 10 dakika boyunca kapalı bir kapta demlenmeye bırakın. Bu çaydan bir ya da iki fincan içince terlemeye başlarsınız. Terlemeye başlayınca yeteri kadar içmişsiniz demektir.

Mürver Çiçeği - Bu bitki, gözenekleri açıp terlemeye yol açması nedeniyle, yüksek ateş için birebirdir. Ayrıca mürver çiçeği özü, genellikle üşütme ve nezle nedenli yüksek ateşle birlikle görülen burun tıkanıklığını açmaya yardımcı olan bileşenler içerir. Kurutulmuş mürver çiçeğinden çay yapmak için, bir fincana koyduğunuz 2 çay kaşığı bitkinin üzerini kaynar suyla doldurun. Üstünü bir bezle kapatarak 15-20 dakika demlenmeye bırakın. İhtiyaca göre, günde üç fincan için.

Gaz İçin:
Rezene - Karın ağrısına yol açan fazla gazlardan kurtulmak için, yarım çay kaşığı rezene tohumu çiğneyin. Rezene, vücutta biriken gazın çözülmesine yardımcı olan bir gaz sökücüdür. Ayrıca, kas spazmlarını gevşeterek sindirim rahatsızlıklarını gidermekte de yardımcı olur.

Baş Ağrısı İçin:
Zencefil - Zencefil çayı, başınızda zonklayan damarları yatıştırır. Ayrıca, vücudun ağrı-algılayıcı kimyasallarının üretimini yavaşlatır ve dolaşımı kolaylaştırır. Çayı hazırlamak için, 1/3 çay kaşığı toz zencefili veya kıyılmış taze zencefili bir fincan sıcak suya karıştırın. Soğumaya bırakın, süzün ve ilk baş ağrısı belirtisinde için.

Akırkarha (feverfew) - Koyungözü de denilen bir çeşit kasımpatı olan bu bitki, yüksek ateş nedenli ağrıyı dindirmekte o kadar etkilidir ki, “baş ağrısı bitkisi” diye anıldığı bile olmuştur. Ağrıyı geçirmek veya gelecek bir ağrının önüne geçmek için, iki adet taze akırkarha yaprağı çiğneyin. Veya, 2 ila 3 çorba kaşığı kuru akırkarhayı bir fincan sıcak suya karıştırıp çayını da yapabilirsiniz. En az 10 dakika demlenmeye bıraktıktan sonra süzün ve damak zevkinize göre tatlandırın. En iyi etki için, günde iki fincan taze demlenmiş akırkarha çayı için.

Yüksek Tansiyon İçin:
Sarımsak - İşte, dünyanın belki de en popüler şifalı bitkisi. Tabi, bu şöhreti boşuna değil. Sağlığa sayısız faydasının yanı sıra, sarımsak kandaki kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürmek için de kullanılır. Bolca taze sarımsak yiyin veya günde bir ya da iki kez 320 miligram sarımsak özsuyu için.

Mide Ekşimesi İçin:
Zencefil Çayı - Zencefil bir spazm önleyicidir. Mide kaslarını rahatlatarak, mide asidinin yukarı çıkmasını önler. Ama önceden uyaralım, mideniz hassassa tadını çok keskin bulabilirsiniz. Mide ekşimenizi önlemek için, yemeklerden 20 dakika önce bir bardak zencefil çayı için. Zencefili hem kök hem toz halinde kullanabilirsiniz.

Papatya Çayı - Bu bitki, diyafram salgısını yatıştıran hafif bir sakinleştiricidir. Papatya çayı yapmak için, bir yemek kaşığı kurutulmuş papatya çiçeğini bir bardak suya koyup karıştırın. 15 dakika demlendirin, süzün ve her gün için. Bazı bitki uzmanları, demliğinizi ve bardağınızı buhar kaçmayacak şekilde kapatmanızı tavsiye eder. Buharda bulunan uçucu yağlar, papatyanın aktif bileşenlerindendir.

Adet Sancıları İçin:
Kara Alıç - Bu şifalı bitkinin, ağrıyı azaltan, aspirine benzer bir bileşimi vardır. Fincan başına 2 çay kaşığı kurutulmuş kara alıç ekleyerek bir çay yapın. 10 dakika kaynadıktan sonra soğutun, süzün ve günde en fazla üç çay fincanı için. Eğer şiddetli ağrılar çekiyorsanız, adet döneminizin birkaç gün öncesinden bu çayı içmeye başlamanız önerilir.

İdrar Yolları Enfeksiyonları İçin:
Maydanoz - Bu bitki mükemmel bir idrar söktürücüdür. Çay yapmak için, birkaç dal ezilmiş taze maydanozun veya bir çay kaşığı kuru maydanozun üzerine, bir bardak kaynar su dökün. 5-10 dakika demlenmesini bekleyin. Daha sonra süzün ve için. Enfeksiyon geçene kadar günde iki ya da üç kez bir bardak tüketin.

Boğaz Ağrısı İçin:
Kuşburnu - Bu bitki C Vitamini yüklüdür ve çay olarak içildiğinde hızla kana karışır. Alüminyum olmayan bir kaba iki çorba kaşığı kuşburnu koyun ve bir bardak su ekleyerek üzerini kapatın. 20-30 dakika kaynatın. Bir kahve filtresinden geçirip süzdürerek, taze sıkılmış limon suyu ekleyin ve balla tatlandırın.

Adaçayı ve okaliptüs - Bu bitkiler karıştırılarak çayı yapıldığında, yanmayı engelleyici ve antibakteriyel özellikleri sayesinde, boğaz ağrısını hem yatıştırıcı hem de tedavi edici etki sağlarlar. Yaklaşık 250 ml kaynar suya iki çay kaşığı adaçayı ve okaliptüs yaprağı atıp 20-30 dakika demlendirin. Soğuduktan sonra, gün içinde ihtiyaç duyduğunuzda gargara yapın.

Hafıza İçin:
Biberiye - Hafif konsantrasyon problemleri ve unutkanlık için biberiye yağı koklayabilirsiniz. Bir mendile birkaç damla biberiye yağı damlatıp koklayın. Cebinizde veya çantanızda taşıyıp, ara sıra koklayın. Bu bitkinin hafızayı ve konsantrasyonu iyileştirici ve geliştirici özelliği yüzyıllar öncesinden biliniyor.

Soğuk Algınlığı İçin:

Zencefil - Zencefil çayının içindeki virüs öldürücü maddeler enfeksiyonu önler, ağrıyı ve ateşi düşürür, öksürüğü bastırır. Hafif sakinleştirici özelliğiyle dinlenmenizi sağlar. Zencefil çayı yapmak için, 2.5 cm uzunluğundaki taze zencefil kökünü dilimleyin. Alüminyum olmayan bir kaba koyup iki bardak su ekleyin. Kabın ağzını sıkıca kapatıp 20 dakika kaynatın. İçine yarım limon suyu sıkıp, balla tatlandırın.

Yanıklar İçin :
Aynısafa Çiçeği ve Eşekkulağı - Küçük yanıklar iyileşmeye başladıklarında, aynısafa çiçeği ve eşekkulağı ile yapılmış bir merhem deride daha az iz kalmasını sağlayacaktır. Her iki şifalı bitki de derinin onarılmasında geleneksel olarak kullanılır.

Bunun, sadece küçük yanık ve haşlanmalar için bir tedavi olduğunu, kızarıklık, şişkinlik, sızıntı gibi belirtileri olan enfeksiyonlu yanıklarda kullanılmaması gerektiğini unutmayın. Eşekkulağı deri hücre yenilenmesini o kadar hızlandırır ki, yanık yüzeyini iyileştirerek enfeksiyonlu bölgenin altta kalmasına neden olabilir.

Pamukçuk İçin :
Greyfurt - Eğer ağzınızda pamukçuk varsa, greyfurt yemek bir işkence olabilir. Buna karşılık, greyfurt özütü harikalar yaratır. Bir aktarda bulabileceğiniz özütü, günde birkaç kez doğrudan pamukçuğun üzerine damlatın. Veya, bir bardak suya 5 damla damlatıp, günde üç kez ağzınızı bu karışımla çalkalayın.

Diş Ağrısı İçin :
Karanfil Yağı - Eğer dişiniz ağrıyorsa, yapmanız gereken şey bir dişçiye görünmektir. Ama bu arada çektiğiniz rahatsızlığı en aza indirmek için, ağrıyan dişinizi bir damla karanfil yağı ile ovalayın.

Kulak Ağrısı İçin:
Sarımsak - İyi bir bakteri savaşçısı olan sarımsak, aynı zamanda bağışıklık sistemine de yardımcı olur. Ağrıyan kulağınızı doğrudan 3 damla sarımsak yağı damlatın. Bunu günde üç veya dört kere, ağrı geçene kadar tekrarlayabilirsiniz. Ancak, aklınızda bulunsun, eğer kulak zarınızın yırtık olduğunu biliyor veya şüpheleniyorsanız, kulağınız için şifalı bitkilerle hazırlanmış hiçbir şey kullanmamalısınız.

Alerji İçin:
Göz Otu - Eğer alerjileriniz gözünüzün devamlı sulanmasına neden oluyorsa, göz otunu deneyin. Bitki uzmanlarına göre, bu şifalı bitki gözün arkasındaki oküler zarları kuvvetlendirerek, göz sulanmasını önlüyor. İhtiyacınız olduğunda, günde üç kere 1 ila 4 miligram göz otunu suda eritip için.

Romatizma Ağrısı İçin:
Aksöğüt Kabuğu - Aksöğüt, aspirinin orijinal kaynağı olmakla birlikte, mideyi o kadar rahatsız etmez. Bir fincan aksöğüt kabuğu çayı, ağrılı bir eklemi rahatlatmakta mucizeler yaratabilir. Çayı yapmak için, bir çay kaşığı aksöğüt kabuğunu kaynayan suya karıştırıp, üstü kapalı olarak 15 dakika bekletin. Kabuklarını süzüp, günde üç kere, bir fincan için.

Dulavratotu ve Karahindiba - Bitki uzmanları, karaciğer fonksiyonları uyarılıp safra akışı geliştirildiğinde, romatizma ağrılarının azaldığı görüşündeler. Dulavratotu ve karahindiba, işte tam da bu işleri yapıyorlar. Romatizma ağrısı yatıştırıcı bir çay yapmak için, birer çay kaşığı kurutulmuş dulavratotu kökü ve kurutulmuş karahindiba kökünü, 3 bardak suda 5 dakika boyunca kaynatın. Bu çayı gün boyunca, bir gelişme fark edinceye kadar her gün için. Ancak, tadı biraz acı gelebilir. İçine biraz bal katabilirsiniz.

Kasıkotu, romatizma ağrısına iyi gelen geleneksel bir ilaç olarak bilinir. Ağrıyı ve yanma hissini azaltmada etkili olan harika bir bitkidir. Ağrıyı dindirmek için ihtiyaç duyuldukça, günde üç kereye kadar, bir bardak suya 1-3 damla kasıkotu ruhu damlatılması tavsiye edilir.

Astım İçin:
Meyan Kökü - Meyan içeriğinde, astım krizini hafifletebilen çeşitli bileşenler vardır. Öksürük kesici bir meyan kökü çayı yapmak için, dilimlenmiş veya toz halde tepeleme bir çorba kaşığı dolusu meyan kökünü 10 dakika boyunca kaynatın. Süzüp, sıcak olarak için. Zaman kazanmak için 3 fincanlık kaynatıp daha sonra ısıtarak içebilirsiniz.

Uyarı: Meyan kökünü, özellikle yüksek tansiyonu olanların uzun süreli kullanması önerilmez. Uzun süreli kullanımlarda tansiyonu yükselttiği bilinmektedir.

Sırt Ağrısı İçin:
Öküzgözü - Dağ papatyası olarak da bilinen öküzgözünün, ağrı dindirici, antiseptik ve yanma giderici özellikleri vardır. Aktarda bulabileceğiniz öküzgözü yağını, ağrıyı gidermesi için sırtınıza sürebilirsiniz.

Kesik ve Çizikler İçin:
Aynısafa Çiçeği - Kadife Çiçeği olarak da bilinen bu sarı-turuncu çiçekli güzel bitki, iyileşmeyi kolaylaştıran doğal bir antiseptiktir. Çok derin olmayan, yüzeysel kesik ve çiziklerin tedavisinde, yarayı su ve sabunla temizledikden sonra, alkol-tabanlı olmayan aynısafa çiçeği özünden birkaç damlayı günde iki veya üç kez yaranın üzerine damlatın.

Bitkinlik İçin:
Cinseng (ginseng) - Enerji veren bitkilerin yıldızı cinsengdir. Bu Uzakdoğu bitkisinin Kore kökenli olanını da, Sibirya’da yetişenini de denemeye değer. Çayını yapmak için, bir fincan kaynar suya 1 çay kaşığı cinseng karıştırın. Yaklaşık 5 dakika demlenmeye bırakıp, süzgeçten geçirin ve için. Günde bir fincandan fazla içmeyin. Olumlu etkilerini gözlemlemek için bir ay veya daha fazla cinseng çayı içmeniz gerekebilir.

Düzensiz Regl İçin:
Tarçın - Tarçın kabuğu, aylık döngüyü düzenlemeye yardımcı olur. Çayını yapıp içebilir, ya da bir parça kabuk çiğneyebilirsiniz. Basit bir şekilde yemeklerinizin üzerine toz tarçın serpmek bile faydalı olur.

Siğil İçin:
Kayın kabuğu - Dünyanın her yerinde, yüzyıllardır siğil tedavisinde kullanılan bir şifalı bitki. Eğer taze kayın kabuğu bulabiliyorsanız, yaş olan iç kısmı aşağıya gelecek şekilde doğrudan siğilin üstüne yerleştirin. Taze kabuk bulamazsanız, bir-iki çay kaşığı toz haline getirilmiş kayın kabuğunu bir fincan kaynar suda 10 dakika demlendirip için ya da siğilin üzerine sürün.

Fesleğen - Bu bitki, siğillerin iyileşmesine yardımcı olan birçok anti-virüs bileşeni ihtiva eder. Tek yapacağınız, ezilmiş yaprakları siğilin üzerine koyup bir bandajla sarmak. Taze fesleğeni 5 ila 7 gün kullanabilirsiniz

Sedef Hastalığı İçin:
Keten tohumu yağı - Keten tohumu yağı, sedef hastalığı da dahil bazı deri rahatsızlıklarının tedavisinde yardımcı olarak kullanılır. Yiyeceklere veya içeceklere günde bir çorba kaşığı ekleyin.

Böcek Isırığı Ve Sokması İçin:
Nane - Hızlı bir şekilde rahatlamak için, böcek tarafından ısırılan yerin tam merkezine bir damla nane ruhu damlatın. Nane ruhu, lokal anestezik ve antiseptik özellikleri nedeniyle yıllardır geleneksel olarak kullanılmaktadır. Kaşınmayı ve ağrıyı azaltır, ısırılan bölgeyi ferahlatır. Uygulamadan sonra, gözünüze bulaşmaması için ellerinizi yıkayın.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yazmak ister misiniz!

İyi Bir Uyku İçin Gerekli 10 Sihirli Yiyecek

21.9.2007 · Kategori: Saglik

-8 saatlik deliksiz bir uykunun sırrını size açıklıyorum: Yatmadan yaklaşık 1.5 saat önce mutfağa dalın.

Ancak öyle her bulduğunuzu yiyeceksiniz gibi bir yanlışa kapılmadan dalın… Yaklaşık 200 kalori civarındaki bazı sihirli yiyecekler ile hem sindirim sisteminizi yormamış olursunuz, hem de kaslarınızı gevşetip, sakinleşirsiniz.



Serotonin ve melatonin hormonları sayesinde ise deliksiz bir uykuya kavuşursunuz. Aşağıdaki listeden 1 veya 2 adedi geçmeyecek şekilde dilediğiniz seçimi yapmakta özgürsünüz!

1: Muz
Açık olarak söylemek gerekirse sarı bir poşet içindeki uyku hapları olarak adlandırabiliriz. Seratonin ve melatonin dışında aynı zamanda magnezyum içeren bu meyve, kaslarınızı gevşetip sizi rahatlatır.

2: Papatya Çayı
Sizi yatağa huzurlu bir şekilde yatıracak bir çaydan bahsediyoruz. Sakinleştirici özelliği sayesinde papatya çayı , kaygılı ve sinirli bir bünyenin en iyi panzehiridir.

3: Ilık Süt
Evet çok duyduğunuzu biliyoruz…Fakat bu bir mit değil, gerçektir. Süt içeriğinde bulunan ve tripsin etkisiyle serbestlenen ve organizma için gerekli bir aminoasit olan triptofan sayesinde beyniniz yatışır ve daha sağlıklı bir uykuya dalarsınız. Elbette ki sıcak sütün yıllardır duyduğumuz birçok iyileştirici özelliği sayesinde psikolojik bir etkileşim de duyabilirsiniz.

4: Bal
Bitki çayınızın veya ılık sütünüzün içine atacağınız bir çay kaşığı kadar balın etkileri hiç de göründüğü kadar küçük değildir. İçeriğindeki şeker her ne kadar vücudu hareketlendirmeye niyetlense de, az miktarda glikoz oreksine dur işareti yapar. Oreksin son zamanlarda keşfedilmiş ve beyni hareketlinderen bir nörotransmiterdir.

5: Patates
Az miktarda fırında pişirlmiş patatesin iyi bir gece uykusuna yardımcı olabileceğini pek sık duymadığınızı biliyoruz. Midenizi yormayacağı gibi, içeriğindeki tripofan sayesinde asit seviyesini düşürür. Etkiyi daha da artırmak için sütle birlikte püre kıvamına getirip yiyebilirsiniz.

6: Yulaf Unu
Yulaf içeriğindeki melatonin sayesinde iyi bir uykunun en iyi ilaçlarındandır. Bir miktar Akçaağaç şerbetiyle karıştırsanız hem de lezzeti ile sizi büyüleyecektir.

7: Badem
Bir avuç kalp dostu bu yemişlerden yediğiniz takdirde, sizi tatlı bir şekerlemeye götüren yolculukta en büyük yardımcınızı bulmuş olacaksınız. Hem tripofan içeriği hem de uygun ölçüde içerdiği kalsiyum sayesinde kaslarınızın rahatlamasına yarar.

8: Keten Tohumu
Hayat bazen ters gittiğinde ve siz de kendinizi kötü hissettiğinizde, 2 kaşık keten tohumunun sizlere yardımcı olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Süt veya yoğurt içine katabileceğiniz keten tohumu, omega 3 yağ asitleri açısından zengindir ve doğal bir moral verici etkisi bulunmaktadır.

9: Kepek Ekmeği
Bal kattığınız çayınız ile birlikte yiyeceğiniz bir ince dilim kepek ekmeği, vücuttaki insülinin biraz serbest kalmasına ve tripofan ile seratonininize ‘’uyku vakti’’ mesajını yollamasını sağlamaktadır.

10: Hindi
Yılbaşını unutun. Güzel bir uykunun 2-3 saat öncesi, bir ince dilim kepek ekmeği üzerine koyacağınız küçük bir parça haşlanmış hindi eti yararlı olacaktır. İçeriğindeki tripofan sayesinde midenizde çok miktarda protein olmadığı zamanlarda bile sizi rahatlatır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yazmak ister misiniz!

7 Harika Besin

19.9.2007 · Kategori: Saglik

7 besin sağlıklı bünye için olmazsa olmaz. İşte ABD uzmanlarının önerdiği reçete.

Kalbi koruyor

BADEM: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Diyabeti önlüyor

KAHVE: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Sinirleri rahatlatıyor

TARÇIN: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patatesi haşlayın

PATATES: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17 nci sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdekten sonra yemeyi tercih edin.

Kaslar için faydalı

SEBZE ÇORBASI: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellike sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Kansere karşı birebir

ZEYTİNYAĞI: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren 8oxodG adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanısıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor. 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Kanseri engelliyor

ÇAY: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60 a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.

 

Kaynak:Hekimce.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yazmak ister misiniz!

« Önceki ::